Kitap

40’ında 40 Kadın kitabıyla önyargıları sarsan Tuluhan Tekelioğlu, bu kez erkekler dünyasının mahrem kapılarını aralayarak, erkekliğin en kırılgan yaş dönemine dokunuyor.

Aralarında yazar Ahmet Ümit, Dr. Mehmet Öz, yönetmen Mustafa Altıoklar, müzisyen Kerem Görsev, banka yöneticisi Hakan Ateş, çizer Ergün Gündüz, belgeselci Nebil Özgentürk, TV programcısı Metin Uca gibi tanıdık simaların da olduğu, İstanbul’un başka başka semtlerinden, her meslekten erkeğe soruyor:

50’sinde yola mı giriyorsunuz? Yoldan mı çıkıyorsunuz?

“Erkek olmayan bilmez. Kuyruğu dik tutmaya çalşarak sürekli ‘dışarılar’da yaşamak ne zordur! Bu zor işin altından ancak ‘içine’ atarak kalkarsın. Sonra bir bakarsın, 50’ne gelmişsin… Sana seni unutturan ne varsa, artık hepsini bir kenara bırakmak istersin. Mecburen, mecburiyetten yaşamaya dair ne kadar yük varsa, üzerinden atmak istersin. Ne güzel ve ne dokunaklıdır; insan bu kadar mı geç büyür!.. Tuluhan müthiş bir iş yapmış. Yakışıklı yalanların, kırgın ruhların, yaralı bedenlerin arasından sıyrılıp geçerek erkek cinsinin tam kalbine dokunmuş. Okumadan olmaz!”

Haşmet Babaoğlu

“Tuluhan bana, 50’sinde Erkek isimli kitabını yazmak istediğini söylediğinde, içimden ‘Benden uzak dur Tuluhan’ demek geldi…

50 yaşıma kadar yaşadıklarımla, 50 yaşımdan sonra yaşamaya başladıklarım arasında dağlar, ırmaklar, dünyalar, hatta gezegenler vardı. Hayatın romantik şizofrenisi bitmişti 50 yaşımda… Her şey sade bir gerçeklik halindeydi artık.
Çıplak ve yalındı…

Kendimle on dört yaşındaki bir çocuğun yaşanmamış hayallerinde yeniden barışacaktım.
Kısaca kendi kendime ‘Çocuk’ diye hitap edecektim, ’50 yaşından sonra büyüyeceksin…'”

Reha Muhtar

Gerçekleşmiş bir hayalin yaşattığı coşku benzersiz. Neler yok ki o coşkuda; taşkın ruhtaki hevesi kırmak yerine sahiplenen, cesaret veren o “yakın”la çoğalan gurur, yoksunluğu alt etmenin sevinci, toplumsal olarak işe yarama duygusunun özgüveni. Tüm bunları Güç Sensin’de gözlerim dolarak fark ettim. Hayalinin peşinden giden gençlerin hikâyesini okurken şunu hissettim; gençlerin önünü açacak mucizenin uzakta, dışarıda değil çoğu kez yanı başında olduğu ne kadar bilinse o kadar iyi. 

Çiğdem Toker (Sözcü Yazarı)

Günümüz dünyasında, özellikle de ülkemizde, sınavlara dayalı ezberci eğitim sistemiyle, gençlerimizi öylesine hırpalarız ki, yaşamlarının ilkbaharında sonbaharı yaşatırız! Oysa hayat, testlerle bize dayatıldığı gibi 4-5 seçenekli değil, sonsuz seçeneği bize sunar! Her çocuğun, her koşulda, başarılı olabileceği bir alan mutlaka vardır ama buna herkes inanmaz! Berna, Leyla, Şeyhmus, Sümeyye, Fulya, Mizgin, Doğukan ve Kaan işte bunu bize gösterdiler. Tuluhan da, bu mucizeyi yaratan kahramanları, Güç Sensin’le destanlaştırdı. Yoksa pek çoğumuzun kendilerinden haberi bile olmayacaktı! Abbas Güçlü (Milliyet Yazarı)

Hayatı bir yolculuk gibi yaşayan, aramaktan vazgeçmeyen kadınlar…

“Tuluhan Tekelioğlu’nun kitabında, kırk yaşındaki kadınların hikâyelerinden kesitler bulacaksınız. İlk bakışta bambaşka hayatlar yaşayan, farklı farklı kesimlerden gelen ama sanılanın aksine, ne çok ortak noktası olan kadınlar bunlar. Hayatı bir yolculuk gibi yaşayan, aramaktan vazgeçmeyen, her sabahı taze bir dem, yeni bir ilham bilen kadınlar bunlar. Cesur ve tanıdık, mütevazı ve iddialılar… Bize yalnız olmadığımızı gösteriyor, sözleri ve samimiyetleriyle yüreğimizi ısıtıyorlar… Zira Kırk yaş kadınlar için keskin bir dönemeç, önemli bir viraj. Fiziksel olarak değil, daha ziyade ruhsal olarak. Bu öyle bir dönüşüm ki, etkisi dışarıda değil, içeride, ta derinde hissediliyor…”
Elif Şafak

“Ama 40 yaş öyle bir eşiktir, basmaktan kaçınamazsın!
Peki, sonra ne olur? Tuluhan işte bu gerçeği irdeliyor. Çok farklı kesimler, semtler ve kültürlerden 40 kadınla buluştu. Ortaya bir film, sergi ve kitap çıktı. Tuluhan daha önce de “Ayaküstü Cevaplar” başlıklı muhteşem bir video yerleştirme sergisi açmıştı. 40’ında 40 Kadın da aynı etkileyicilikte! Çünkü yaptığı işler sadece anlatıma dayanmıyor, sözün gerçeği sakladığı yerde hikâyeler, mimikler ve jestler çok şey anlatıyor.”
Haşmet Babaoğlu

SEN NEYE HAZIRSAN, HAYAT DA ONUN İÇİN HAZIRDIR.

Tulûhan Tekelioğlu’nun

40’ında 40 Kadın kitabını, okurlarıyla yeniden buluşturmaktan, mutluluk duyarız.

Sevgili dostlar,

İçinizdeki inancın ve cesaretin ortaya çıkması için 40 yaşınızı beklemeyin.

Hayat tek ve bir kereliğine… Yanlış olan birçok şeye başkaldırmak için geç kalmış değilsiniz.

Mesela, ‘’Hayır!’’  demeyi öğrenmekle başlayabilirsiniz.

Kendinize güvenmekle başlayacak her şey.

Bu yolda ödemeniz gereken bedeller de olacak tabii, ama hiçbir şey, ‘’kendin’’ olmaktan ‘’farkında olmak’’tan önemli değildir.

(Tanıtım Bülteninden)

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 176

Ebat : 16,5 x 22

İlk Baskı Yılı : 2017

Baskı Sayısı : 1. Basım

Medya Cinsi : Ciltsiz


Karanlık kendine karşı olan her düşüncenin üstüne kara bulut gibi çöktü. Fikrini söyleme cesareti gösteren her kim varsa, yazar, tiyatrocu, edebiyatçı, sinemacı, şair, müzisyen, hepsi bir kara listenin isimleri haline geldi. Güle rengini veren toprağın değil, bülbülün kanıdır. Bu acı dönem bir gün elbet geçecek. Ancak yaşananları tarihe not düşmek gerek. Tuluhan Tekelioğlu Üvey Evlat kitabıyla, Devlet babanın öz evlatlarından ayırdığı sanatçıların hayatlarına bir pencere açıyor. Sanatçılar da karşılaştıkları baskıları ve zorlukları dürüstçe anlatıyor. “Kul kültürünü kıramadık. Her zaman bir padişah çıktı ve bize hükmetti.” -Ahmet Ümit- “Korkmuyorum! Nesinden korkacağım? Canımı mı alacaklar? Alsınlar…” -Genco Erkal- “Korku gün gelir korkutanı da korkutur.” -Müjdat Gezen- “En büyük dileğim ‘Yiğidim Aslanım’ bestemin söylenmeyeceği bir Türkiye görmek.” -Zülfü Livaneli- “Bu toplumun hastalığı Alzheimer. Nereden geldiğimizi bilmiyoruz. Bu yüzden nereye gideceğimizden de haberimiz yok.” -Sunay Akın-

(Tanıtım Bülteninden)

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 200

Ebat : 14×23

İlk Baskı Yılı : 2017

Baskı Sayısı : 1. Basım